Türkiye Saat 04.17'de Ağladı: Hatay'da Sessiz Çığlık Gökyüzüne Yükseldi
"Asrın Felaketi"nin 3. yıl dönümünde Türkiye'nin kalbi yine deprem bölgesinde attı. Hatay'da düzenlenen ve on binlerce kişinin katıldığı "Sessiz Yürüyüş", saatler felaketin yaşandığı 04.17'yi gösterdiğinde yerini gözyaşlarına ve "Sesimi Duyan Var mı?" haykırışlarına bıraktı.
Asi Nehri Karanfillerle Doldu
Gece yarısından itibaren Köprübaşı Mevkii'nde toplanmaya başlayan vatandaşlar, ellerinde meşaleler ve kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarıyla sessiz bir kortej oluşturdu. Yürüyüşe Sağlık Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı, belediye başkanları, sanatçılar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı. Saatler tam 04.17'yi gösterdiğinde hayat durdu. Saygı duruşunun ardından binlerce kırmızı karanfil, felaketin simgesi haline gelen Asi Nehri'ne bırakıldı. O anlarda duyulan ağıtlar ve "Unutmadık, Helal Etmiyoruz" sloganları, acının ilk günkü kadar taze olduğunu bir kez daha gösterdi.
Mezarlıklarda Hüzünlü Sabah
Anma törenleri günün ilk ışıklarıyla birlikte mezarlıklara taşındı. Narlıca Deprem Şehitliği'nde sabah namazının ardından Kur'an-ı Kerim okundu. Yakınlarının kabrine sarılan depremzedelerin feryatları yürekleri dağladı. Şehitlik girişinde Türk Kızılayı ve AFAD tarafından kurulan çadırlarda vatandaşlara çorba ve sıcak içecek ikram edildi. Diyanet İşleri Başkanı, Cuma namazında tüm Türkiye'de deprem şehitleri için hatim duası okunacağını duyurdu.
"Adalet İstiyoruz" Pankartları Dikkat Çekti
Yürüyüş sırasında bazı grupların açtığı "Adalet İstiyoruz" ve "Kayyıp Şehir Hatay" pankartları dikkat çekti. Vatandaşlar, yıkılan binaların sorumlularının yargılanma sürecinin hızlandırılmasını ve "Ebrar Sitesi", "Rönesans Rezidans" gibi simge davalarda henüz nihai kararların çıkmamasını protesto etti. Yetkililer ise yargı sürecinin titizlikle devam ettiğini ve kimsenin cezasız kalmayacağını vurguladı.
📢 NetGetiri Editör Yorumu
"6 Şubat sadece bir tarih değil, toplumsal bir travmadır. Bugün borsanın, doların veya siyasetin konuşulacağı bir gün değil; yas günüdür. Ancak ekonomik açıdan bakarsak, bölgenin demografik yapısının korunması ve ticari hayatın canlanması için verilen teşviklerin (vergi muafiyeti, kredi erteleme) 2026 sonuna kadar uzatılması hayati önem taşıyor. Bölgedeki şirketlerin (borsada işlem gören çimento, enerji ve gıda firmaları) toparlanması, Türkiye ekonomisinin büyüme hedefleri için de kilit rol oynayacaktır."